Yeliz (Huzur ) (İstanbul) ,   Öncelikle iyi yayınlar diliyorum.Ben Anıl Durmuş tan herşey Yolunda rica ediyorum.Tesekkurler....          |           Asel (İstanbul) ,   İyi yayınlar,kolay gelsin.Bizi dinleyen herkese gelsin.Atilla Atasoydan Seferi şarkısını rica ediyorumTeşekkürler...          |           talha (izmir) ,   siradaki ares icin gelsin...          |           elif (kadıköy) ,   slm oktay kaynarca ercan saatciden deli yarim sarkısını dinleyen herkes icin calarmısın iyi yayınlar...          |           uğur (ankara) ,   emel sayından hep banayı çalarmısınız lütfen radyonuzun baştan beri takipçisiyim...          |           mihriban (ankara) ,   meraba iyi yayınlar emrahtan dos aradım çalarsanız sevinirim.....          |         
Kullanıcı:    Parola:    Üye Ol   Şifremi Unuttum  
 
 

Barınaktan sahiplenin, üretim zincirini kırın!

 

Ankara, Keçiören'deki bir bodrumda bulunan ve ses tellerinin alındığı iddia edilen 68 köpek vicdan sahibi herkesi ayağa kaldırdı.

...Ankara, Keçiörendeki bir bodrumda bulunan ve ses tellerinin alındığı iddia edilen 68 köpek vicdan sahibi herkesi ayağa kaldırdı. Hayvanseverler uzun bir süredir hayvan hakları yasasının Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelmesini bekliyor. Hürriyet Pazar olarak biz de son bir yıl içinde bu konuyu birkaç kez gündeme getirdik. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan da bu konuda çok hassas. Cumhurbaşkanının sık sık "Ne bekliyorsunuz?" diye hatırlatmasına rağmen ilerleme kaydedilemiyor!

 

Yasa koyucuların taleplere ivedilikle cevap vermemesi büyük bir sorun. Ancak çuvaldızı kendimize batıralım! Biz barınaklar yerine petshoplardan kedi ya da köpek aldıkça bu sömürü düzeninin devam etmesine olanak sağlıyoruz. Biz onlara para kazandırdıkça, onlar olumsuz şartlarda üretime, hayvanların yaşam hakkını görmezden gelmeye devam ediyor. Oysa ilgi ve bakıma ihtiyaç duyan bir canı barınaktan kurtarabilir, ona sevgi dolu bir ortam sunabiliriz. Bunun ömür boyu sürecek bir sorumluluk olduğunu unutmadan! Karantina günleride yalnız kalanların bir dost sahiplenip sonra onu parklara, sokaklara terk etmesi de sorunu büyütüyor! Gelin uzmanların ve hayvanseverlerin sözlerine kulak verelim, bir canı hayata bağlayalım.

ELBET BİR TANESİ KALBİNİZE DOKUNACAK

Şebnem Aslan, Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Onursal Başkanı

Bir hayvanı sahiplenirken nelere dikkat etmek gerekiyor?

Aile bireylerinin hepsinin bir canlının yaşam sorumluluğunu uzunca bir süreliğine alma konusunda hemfikir olması ilk şart. Çocuklara karne, sevgililere Sevgililer Günü ya da yılbaşı hediyesi olarak, düşünülmeden alınan hayvanlar ne yazık ki daha sonra sokak veya belediye bakımevlerinde ölüme terk ediliyor. Eğer yuvanızı bir hayvana açacaksanız; onun ortalama 13-15 sene yaşayacağını, dolayısıyla en başta sevginiz olmak üzere aşı ve tedavilerini eksiksiz yaptırmanıza, kaliteli bir mamayla beslemenize, günde en az iki kere tuvalet için dışarıya çıkarmanıza ihtiyaç duyacağını unutmamalısınız.

Kararlı olanlar ömürlük dostlarını nereden sahiplenmeli?

Eğer bir köpek sahiplenmeye karar verdiyseniz, öncelikle birçok terk edilmiş köpeğin sıcak bir yuva umuduyla beklediği belediye bakımevlerini ziyaret etmelisiniz. Eminim oradaki köpeklerden biri kalbinize dokunacaktır. Ayrıca evinizin bu hayvanın ihtiyaçlarına uygun olması önemli. Sahiplenmek istediğiniz boy ve ırktaki köpeklerin bahçeye ihtiyaç duyup duymayacağı göz önünde bulundurulmalı. Hayvanın huy özellikleriyse evdeki çocuk veya yaşlılar açısından düşünülmeli. Yanlış kararlarla alınıp sokağa ya da belediye bakımevlerine terk edilen hayvanların çok fazla yaşamadığını unutmayalım.

Peki hayvan sahiplendirirken nelere dikkat etmeliyiz?

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununa göre sahipli hayvanların kısırlaştırılması ve belediyelerde kayıt altına alınması esastır. Evdeki kedi ve köpekleri mutlaka kısırlaştıralım. Ancak eğer birini sahiplendirecekseniz onu arada kontrol etmeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Çok uzaktaki bir aileye vermeyin. Ayrıca bu hayvanı sahiplenmeye niyetli olanların daha önce o tür hayvanlara bakmış olması, yani tecrübeli olması önemli. Sahiplendirmeden önce hayvanın yaşayacağı ortamı kontrol edin. Sahiplendirme, kimlik fotokopisi ve ikametgah alınarak ve sözleşme (şahitle birlikte) imzalatılarak yapılmalı.

Sokaktan kurtarılanlar çok daha sadık oluyor

Sokaktan ya da barınaktan hayvan sahiplenmenin olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir?

Ben ve birçok arkadaşım şimdiye kadar sadece sokak ya da belediye bakımevlerinden dostlar sahiplendik. İnanın en ufak olumsuzluk yaşamadık. Aksine bakımevlerinden ya da sokaklardan kurtarılan hayvanlar çok daha sadık oluyor. Asla kaçmaya çalışmıyorlar. Onu bırakacaksınız ve tekrar sokak ya da bakımevlerine düşecekler diye ödleri kopuyor, gözünüzün içine bakıyorlar. Ayrıca melez hayvanların bağışıklıkları çok daha güçlüdür. Daha az hastalanıyorlar ve genetik zayıflıklara sahip olmuyorlar.

Bize kolay alışması için illa yavru mu sahiplenmeliyiz?

Kesinlikle hayır. Aksine gerek gürültü gerekse tuvalet alışkanlığı açısından çok daha zordur.

Petshop ve üretim çiftliklerinden hayvan alarak nelere sebep oluyoruz?

Petshop veya üretim çiftlikleri tıpkı hayvanat bahçeleri, sirk ve yunus parkları gibi hayvan sömürü merkezleridir. Buralarda o kadar çok hayvan hakkı ihlalleri yaşanıyor ki! Damızlık olarak tutulan hayvanlar, bodrumlarda gün yüzü görmeden ölünceye kadar doğurtuluyor. Yavrularıysa petshop denen ticari mekanlarda birileri para kazansın diye bir metrelik, havasız ve susuz ortamlarda ayakları bir kere bile toprağa, çimene değmeden uzun süre tutuluyor. Üstelik bu yavrular daha ufak ve şirin görünsün diye annelerinden yeterince süt emmeden ayrılıyor. Bağışıklıkları zayıf oluyor ve hastalandıklarında mal muamelesi yapılıp yenisiyle değişim öneriliyor. Hasta yavrular arka odalarda ölüme terk ediliyor. Üstelik sokak ve bakımevlerinde yuva bekleyen o kadar çok hayvan varken…

Bu ticari döngüden nasıl kurtulabiliriz?

Hayvanlar sırtından kanlı para kazanan bu ticarethanelerdeki üretim ve hayvan satışının durması sokak ve bakımevlerindeki hayvanların sahiplenilmesini de teşvik edecektir. Bu nedenle petshoplarda, üretim çiftliklerinde, merdivenaltında hayvanların üretilip satılmasını asla istemiyoruz. Yurtdışından kaçak hayvan girişinin tamamen durdurulmasını ve yapılacak yeni yasal düzenlemede de hayvan üretim ve satışının yasaklanmasını talep ediyoruz. Ankara, Keçiörendeki elim olay da Türkiyedeki petshop gerçeğinin bir yansıması! Ülkedeki petshoplara hayvan tedarik eden yerler rezil bir sömürü düzeninin tezahürüdür. Cezası da hayvan başına 181 lira! Buralardan hayvan almak bu kanlı sektörü desteklemektir.

Kendi sahibinden bile koruyacak yasalar olmalı

Şebnem Aslan, SamsunHavzada bir Goldenın ayaklarının kesilmesiyle ilgili haberleri hatırlatarak "Hayvanları herkesten, hatta kendi sahibinden bile koruyacak ağır ve caydırıcı cezalar gelmedikçe bu tür haberleri çok duyacağız. Zavallı köpek yaşam savaşı veriyor şu an. Hayvana işkence, cinsel istismar, öldürme ve hayvan dövüştürmeyle birlikte bir hayvan neslini yok edici ihlallerde ceza alt sınırının üç yıldan başlamasını ve bu cezaların hiçbir şekilde hafifletilmemesini talep ediyoruz" diyor. Salgında ortaya çıkan bir diğer riskiyse şöyle anlatıyor: "Evdeki hayvanlardan bize

COVID-19 bulaşır düşüncesi doğdu. Çok fazla kedi ve köpek sokaklara terk edildi. Oysa yapılan araştırmalar gösteriyor ki onlardan bize virüs bulaşmıyor. Ancak bizden onlara bulaşabilir.

Ayrıca eve kapanan, evden çalışan ve sıkılan insanlar çok fazla düşünmeden kedi veya köpek edindi. Unutmayın, bir hayvanın tüm sorumluluğunu almak ciddi bir konudur. Pandemi bitip insanlar işyerlerine gitmeye başlayınca çok fazla hayvan mağdur olacak. Terk edilmelerinden korkuyoruz. Lütfen anlık kararlarla değil, ileriyi de düşünerek, sorumluluk duygusuyla dostlar sahiplenin.

 
Tarih       : 04 Nisan 2021
 
 
 

 rt.png (35×20) RadyoSitesiKur                                     Tüm Hakları Saklıdır | All Rights Reserved | Copyright © 2020                                      DJ İstek Paneli Girişi